Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Kayıt Et | Giriş YapRSS Feed

İstanbul escort kod adı ece olan bir bayan’ ın itirafı:

| Genel | 10 Ağustos 2013

Kendilerini eskort arayın. Yaşamları, “normal” ve “anormal,” iki ayıran. Günün herhangi bir saatinde, hem de ruhları para ve giysiler için giysilerini çıkarmak. İşte bu kadın Ece biridir; son Ankara’da bir karakolda bitti patlaması gibi kadın eskort gibi ünlüler … Burada, yine, genç bir dul biriyken en koca olarak Escort ECE ağzını kod adı evlilik programları, aday bulmak … * Nasıl bir hikaye başlar? Ben, evli boşanmış, ona babaaannesi şu an 8 yaşında bir oğlu vardır oldum. Bu durumda, zaten yaşayamaz. Ama çalışmak için çocukları almak yanında yoktur. * Yüksek mezunuymuşsunuz, işe gitmek için? Ben 3 yıl için bir iş vardı, ama düzgün durdu. Ben önceden yapan biri değilim, ben yapmak zorunda ve ben zorunda hissediyorum. Yakıştıramazdım kendimi, ama şimdi bitti. Etrafımda olanlar, benim hikayeler, “bir arkadaş bir araya gelecek” dedi. “Bu” çok yakın arkadaş ben gidiyorum demek, ama ben satıldı zaman arkadaşlarımla eğlenmek, oyun haline getirdi, kazık yedik. * Korkmuyor musun? Bu adam sonunda kim, boşvermiş kişidir. Ölüm korku yoktur. Her yere gidebilir. Ayrıca herhangi bir ilaç kullanarak ilgi. Ben kendimi denemek ve ben mimlenmek istemiyorum sırasında bu yaşam kurtulmak istiyorum sonra. Kimse bilmiyor, normal bir hayatım var. “Soul NAKİT asın ‘ * Normal ve anormal olarak hayatını aldı? Işteyim diye. Gündüz ve gece ise zaman seni anlatacağım. Bu birden fazla kişi bir haftada, bir kez kesinlikle görünür isteyen olmasıdır. Çalışanlar herkesten daha fazla kazanç. Sabah kalk, ben,, 500 TL birinin yanında birini arar £ 1.500 çalışanı durdu. Ama, örneğin, 300 TL ve ajan vermek zorundadır. Ben 6 ayda bir bin lira kazanmak. Ben para konuşmaya alışık değilim çünkü, ilk başta gidiyordu, onlar benim çanta koymak. * Sen, soyundunuz yer elbiselerini kaldırır, attı … Ruhun? Sadece para ruhumu asılı. O ruh hali falan gitti. Bazı insanlar tiksinti para ağzında, bana (O, ağlamaya başlar “ağlamaya değil, Aslında,” diye. Yazdı), ben kokanla yapamam da. Ben para alamadım, ben çekmek için gidiyorum. * Nasıl insanların elinden bir anlamda bu kir bakımını nasıl yapabilirim? Ama şimdi hiç önemli değil “dedi kadın”, onlar benim payı da kir. “Yüzde 100 doğru kız söylüyorlar” * Eğer sıkıldınız mı? Bu tür psikoterapi sevişilen gibi, oturumun sonu … Çok, biliyorsunuz çok fazla sapık yorgun. Hakaret, kibirli, “Ben paramı verdik, adam, bilmiyorum, iyi yapmak öğrenmek,” diye hakaret duyar. Eğer birisi ile konum, ben her sabah bakmak vermeyin uyumak istemiyordu sadece. Ama bazıları, dahil çok iyi insanlar çok farklı. Bu da önemli değil, Erkeklerden nefret ediyorum. Ben aşık olabilir, uyuşturucu ve seks yapabileceğini sanmıyorum. Ne Müşterileriniz iktidarsız mı? Örneğin, iktidarsızlık değil, oyuncu problemi. Ama bazı sanatçılar, zor ilaçlar oyuncular için çok yaygındır. Terbiyesizleşiyor yatak kapasitesi kaybolur. Sizin için ödüyoruz gitmek gerekir. Ankara eskort yangın mücadele işe bir ünlü? Kızların yüzde 100 doğrudur söyledi. Eminim. Böyle bir şey ile geliyor çok bize ne çünkü. Para, uyuşturucu kullanıcıları olmadan hayatımızı kurtarmak için çalışıyorum. O kız isimleri istemiyor, bu yüzden gerçekten onun hayatını kurtarmak için polise gitti. Onlar ünlü olmak istiyorsanız orada çalışan kızlar başka yolları vardır. Bu sizin için oluyor? Ben bıçak çekti. Ama şiddet bu tür isteyenler ters bir ilişkidir. Ister ve sonra kızgın reddetti ve daha sonra sonra bir silah için bir bıçak kurşun koymak, bu kez ateş “, yok” tekrar, sizi ikna edebilmek için güzel olmak. Eğer şiddet kullanmak isterseniz ben her yerde, kontrol edin “bas bas çığlık odanın önünde,” diyorum. Genel olarak, şöhretli girişimci önlemek için hemen sessiz. Biz işadamları yanındaki otele gitti bile, beş yıldızlı oteller bizim kimlik istemiyorum. Operatörler şimdi bir ev var. Bu evlerin konut çoğunluğu. Ama bizim için güvenli bir şekilde taşımak için. Residence bile bir şey hiç kimse duydum, bize oldu eğer. ’2, 3 dakika 200 $ ücret ‘ Sen ne yapıyorsun hiç? Kamçı, kelepçe, tamamen ilişkiyi değiştirmek isteyenler asla kabul. Her koşulda ilk etapta para için hırs. Yani, en az 15 dakikalık kalış süresi, en fazla 4 saat idi. 2 işleri, 200 $ almak için 3 dakika sürer. Hatta 70 yıl arama vardır, iş tırmanmaya devam ediyor. Ne yapmak zorunda? Ben bir erkek vibratör karşılamak zorunda. Sadece gülmek istiyorum, ama gülmek olamaz. Beni umurumda olmaz mı. Onlar olarak görüyorum “paralı askerler” diye aşağılıyorsa bak, biz insan olarak onlara bakma. Iç çamaşırı, bir sutyen, jartiyer elbise iş giyerler. Sonra ağlıyor olanlar “en koca ellerimi kravat ve beni yendi olsun, sen, ben yapmak”. En uygun ilişki camiadakilerle bu alışverişse, yüklemekte? Bu para için bir iş, eğitim ile hiçbir alakası yoktur. Oyuncuların bazı, ama çıkıyor girişimcilerin en sapık türleri. Farklı tatlar arayan tüm kadınlar vardı. Ben sadece erkeklerin değilim, ama kadınlar da daha sonra karşı karşıya gelen aramaları alıyorsanız. Gibi, arayan kadınlar “benimle bir kız var, sen de,” diyor. Seyrettiriyorlar ya da bana oturmak. Bazen onlar seks iki erkek arıyoruz … Bu işin fiyatı nedir? Pek çok kadın artık aşağı hiç para ile, bu çalışmada fiyat ilgileniyoruz vardır. Çok para almak ya da çok iyi ya da çok genç olmak. Onlar gece 1000 kilo kadar gidiyoruz. Iki bin sonra gece Ünlüyse eskort,. Eğer kadınların işe nasıl başladığını hiç para, varsa, kapalı, açık evlendi. Evli ve kocası da kaynanasının bilinmektedir. Koca in-laws adam gelip, evde oturan. Orada bir sanatçı, benim arkadaşım, ve o yok. Öğretmenler, doktorlar bile yok … Facebook sayfaları orada evlendim birçok takma vardır, pornografi koydu. Hiç, herkes aşık olmuştur “ve, parasını almak bir kız almak değil,” ya da seni seviyorum demek mi? Var. Ben onu seviyorum, ama aşık olamaz. O bir kız arkadaşıymışım, benim ev, normal bir ilişkiymiş gibi küçük bir konuşma, film izlemek, benim gibi davranır … Şimdiye kadar ne gidiyorum, ben zevk için kullanılır? 40 yıl olabilir. BİR zengin müşterilerine VAR MI? Var. Eğer bir şey yaptığını sanıyorsun, ama gerçekten yaparsanız para budur. Aynı kız, sahipleri her zaman farklı kız istiyorum ile etkileşime girmez asla. Ve futbolcuların bir grup sık sık ev partisi yapmak istiyorum. Onlar sorunsuz müşteri iyi para verir vardır. Bazen futbolcu gelip sonra şimdi kıyamet düşünüyorsun iki iki kişi, gidin! Iki kız ve bir erkek, “Size seks nasıl görmek istiyorsanız,” Eğer diyorlar. PARA MEN neden çalışır? Çoğu evli, bir ev, bir eş, bir sevgili var, ama başka yok. “Neden böyle yapıyorsun” diye eşi erkeklerin çoğu şikayet istedi. “Ben değiştirmek istedim, ben hayatımda memnun değilim,” diyorlar. Bizden tüm zaten göstermeye başlıyor. Ben dinlerken. Zaten onlar bir çok soru soruyor. “Başka bir iş, Hiç uygun değil neden,” diyor, örneğin, hedefleri ücretsiz olarak alabilir gerçeği. “Seninle sevgili olacak,” diye şaka.

20 toplam görüntüleme, 0 bugün

Mahkeme kararı Silivri gösterilen durumda bugün “Ergenekon” yüksek güvenlik açıklaması bekleniyor.

| Genel | 05 Ağustos 2013

mahkeme-karari-silivri-gosterilen-durumda-bugun-ergenekon-yuksek-guvenlik-aciklamasi-bekleniyor-51ffaa8d840a1

Mahkeme kararı Silivri gösterilen durumda bugün “Ergenekon” yüksek güvenlik açıklaması bekleniyor.
TEM ve ofisler için İstanbul ve Korla hapis trafik polisi ve jandarma için kapatıldı. Silivri cezaevi görevlileri gaz müdahale yapıldı mahkeme, önündeki alanlara gitmek için. Jandarma bazı insanların tepkileri ellerinde Türk bayrakları salladı göstermek için alanları ulaştıktan sonra mahkeme salonuna gidemem izin vermeyin. Sanıkların mahkeme salonunda vardı 12:00. 15 dakika sonra, sanıkların gelişi, mahkeme komitelerde duruşma başladı.

İstanbul 13., jüri seyirci bugünkü duruşmada adına almak gözaltına alınan ve suçlanan kişilerin bekleyen etmeyin, avukatlar, milletvekilleri ve gazeteciler katıldı. Sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla cezaevi etrafında artan önlemler ile güvenlik güçlerinin vatandaşların, üzerinde dediğimiz fikri. Duruşmada hazır izin korumaları, engeller, iki yönlü trafik, kına TEM otoyolu güzergahı ile kapanış bağlantısı ve yetkilileri, kampüs E-5 karayolu nedeniyle girmek mümkün olacak.

GAZ YANIT

Gaz bombası yangın kullanarak, Silivri cezaevinde polis ve jandarma alanında ilerlemek isteyen gruplar müdahale etti.Atılan gaz bombası alanında patlak verdi. Yangın itfaiye müdahale etti.

Sanık alkış SALON GOT

12:00 duruşma salonuna Ergenekon sanıkları hakkında karar. Alındı İlker Başbuğ, sanık dahil olmak üzere Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, milletvekili alkış odaya girdi. Emekli Albay Hasan Atilla Uğur gözaltında sanık, bir Türk bayrağı oldu.

BALBAY: sıcak sonbahar GO

Balbay, odaya girdi “Biz adil insanlar. Sıcak sonbahar geliyor. Her hazırlayacak bizim, kamu koparamayacaklar” dedi. Bu arada, salonda, “her yer Silivri. Her yerde saldırı” sloganları.

Eşi, Mustafa Balbay Gülşah Balbay’a ile seyirci sırasında “bir karar ise, durmak izin verirsen,” diye seslendi. Ayrıca jandarma, Gülşah Baybay’a olarak «Eğer gidelim,” dedi. Ancak yasa koyucular bir araya Balbay Gülşah dışarı çıkmak için izin verilmez.

İŞİTME BAŞLIYOR

Hakim yaklaşık 15 dakika sonra başlayan dava mahkemede sanık ile değiştirilir.

11 toplam görüntüleme, 0 bugün

Kentinize de bir bakın

| Genel | 03 Ağustos 2013

kentinize-de-bir-bakin-51fc52f41f24f

Gezi’den önce imar ve şehircilik konularında iktidarı eleştirirken daha dikkatli olmaya çalışırdık. Sebebi, iktidarın bu eleştirilere kızıp düşman kesileceğinden öte, “Her yaptığımız icraatı eleştiriyorsunuz” savunması idi. Bazı ‘otomatik’ eleştiriler için haklı da sayılabilirler. Her yapılan şeyi ‘istemezük’ diye reddetme önyargısı yok değil. Fakat bundan daha tehlikelisi, yani bir adım ötesi, “Nasıl olsa, ne yapsak eleştiriyorlar, dinlemeye gerek yok, yola (bildiğini okumaya) devam” yaklaşımını düstur edinen yöneticilerin tutumudur.
Bu çıkarımlar öylesine tahminler değil, yaşadıklarımızdan… Eleştirilerin ‘yapıcı’ değil ‘yapmayıcı’ olmayı öne çıkarması gerekirdi. Başka deyişle, inşa faaliyetinin (ağaç kesme ya da yerini değiştirme, beton atma, yol yapma, yıkma, yeniden yapma, ‘ihya(!)’ etme, ‘Selçuklu-Osmanlı kırması’nda diretme, ‘X’in en büyük Y binası olma’ vb.) hiç başlamamasının daha hayırlı olacağı söylenebilirdi. Kabul etmeleri zor olabilir ama ‘yapmama’nın da bir tür hizmet olduğu anlatılmalıydı. “O alanı, o binayı olduğu gibi bıraksanız daha iyi” sonucu çıkmalıydı mesela. Etkili eleştirilerle ‘yapılan yanlışı göstermenin’ akademik tutarlılıkları da olan, sebep-sonuç ilişkisinin sağlam şekilde oturtulmuş olması gerekir. Daha açıklanmadan her şeye itiraz edilmesi ve klişe basın bildirileriyle tek kalemden çıkmış gibi yapılan itirazlar, kamuoyu ve iktidarın sağırlaşmasına sebep olmaktadır. Zaten dinlemek işlerine de gelmemekte, kötü ve tekrar eleştiri, ‘siyasi manevra’ olarak algılamaktalar…

İnşaat durmuyor
Gezi’den sonra iktidarın daha kolay eleştirildiği bir gerçek. Sadece imar ve şehircilik yönünden bakıldığında “Eleştirileri dikkate alacağız, alıyoruz” davranışını hissediyoruz. Diğer taraftan Gezi öncesi bazı önemli proje kararları alınmış, yani ok yaydan çıkmış ki teker teker ortaya çıkıyor. Örneğin; Haliç Tersaneleri projesiz ihale edildi, Yedikule Bostanları elden gidiyor, Yenikapı’da yerli-yabancı mimari bürolar yarıştırıldı, sonunda bir birinci seçildi ama o projeler yokmuş gibi dolgu işlemi yapılıyor, oranın da projesi yok. Yassıada ne gereği varsa yapılaşmaya açılıyor, daha neler neler çıktı ortaya, inşaat durmuyor, durulmuyor. Bu satırlarda “Bi’durun” diye yazdığımızda çok kızıp cevaben “Durursak düşeriz” diyorlar. ‘Freni patlak kamyon’ gibi yokuş aşağı gitmeyi, “İki tekerlekli bisikletle doğa gezisi yapıyoruz” şeklinde görenler öyle çoğunlukta ki şaşırırsınız. “Sen şu taraftasın, o yüzden her yaptığımıza zaten karşı olursun” dendikçe kutuplaşma keskinleşiyor. Eleştiriler sadece bazı kişiler tarafından anlaşılıyor, yöneticiler bildiklerini okuyorlar.
Kentsel planlama ve mimaride durum iki kutuplu olmamalı. Bir kentin geleceği için alınan kararlar bu kadar zıt görüşler içermemeli. Üçüncü köprü ve ulaşılması sorunlu üçüncü havalimanı hakkında endişeler o kadar açık ki… Bakınız, eskiden
İstanbul
’da olimpiyat kenti olsun diye genel bir kanı varken şimdi sağa sola saçılmış korkunç sonuçlar doğuracağı belli devasa inşaatların render görüntüleri bizi endişelere sürüklüyor. Bitmedi, Yunanistan’daki olimpiyatlar sonrası (belki de paraları bu binaları yapmak için hesapsızca sarf ettiklerinden ekonomik krizi bu kadar sert hissediyorlar) metruk ve kullanılmaz durumdaki tesisler yüzünden “Bizi seçmeseler iyi olabilir” demeye başladık. Hain sayılmazsak iyidir hani.
Uzun sayılacak bu girizgâh sonrası diyeceğim şu: Yeniden herkesi itidale çağırmak gerekir. Bu sefer inşaat yatırımlarını yönetenleri değil, onları eleştirenleri itidale çağırıyoruz. Başbakan’ı sadece adıyla anıp boyundan büyük eleştirileri sıralayan ilkokul çocukları görmekteyiz. Büyüklerinden ne duymuşlarsa aynısını ve hatta daha fazlasını olup olmadık yerlerde telaffuz ediyorlar; aşağıladıklarını ve böylece şirin olduklarını sanıyorlar ya da sadece ilk ismini değiştirerek söylemek demokratik haklarıymış gibi teşvik ediliyorlar.
Eleştiriler artık öyle fütursuzca yapılır oldu ki, öyle değersizleşti ki, başından beri mimarlık ve şehircilik açısından en sert eleştiren bizleri bile irite eder duruma geldi. ‘Sosyal Medya’nın dezenformasyon konusunda ne kadar tehlikeli olduğunu kabul etmeyen yok artık. Bir de üzerine Gezi’de yapılan tüm espriler, tweet’ler, iletiler ve çizimleri
kitap
yapıp satma işi çıktı. Sanki o seneki ligin almanağı gibi yazılmış bu yayınlar işin ruhunu değersizleştirmek için birbiriyle yarışır gibi.
Mimari eleştiride kente ve çevreye saygı gereklidir. Bu kural bir dine, bir topluma ya da bir coğrafyaya göre değişmez.
Kâbe’nin hemen dibindeki bu kule dünyanın ikinci büyük binasıymış da, şu kadar büyük saati varmış da, şöyle büyükmüş, Kâbe manzaralıymış, böyle lüksmüş de… Parayı bastırıp kule otelde kalanların manzarası Kâbe, anladık; peki, Kâbe’nin manzarası bu mu olmalı? İslam’ın en kutsal binasına saygı nerede kaldı? Müslüman olun olmayın, içiniz acımıyor mu? Hatta bu nicel olarak büyük, nitelik olarak küçük binayı yapmak için Osmanlı’nın yaptığı, Kâbe’ye ölçek olarak saygılı o kadar çok tarihi değer katledildi ki…
Kâbe artık Kâbe olmayacak, önce bu çirkin heyula göze geliyor, sonra fotoğrafta zor göründüğünden Kâbe’yi arıyoruz ve buluyoruz. Bu adamlar bilmiyorlar ki Kâbe’nin bir taşı, savunulacak tarafı olmayan binaların hepsine değer. Mimari ve mimari eleştiri çok önemlidir. Bu tür eleştiriler güçlü olmalı, tutarlı olmalı ve düzeltmeye yeter olmalı ve tabii mümkünse yapılaşma başlamadan, iş işten geçmeden dikkate alınmalı.
Suudilerin dünyanın ikinci büyük binası diye övündüğü bu binayı bilinçli olarak örnek gösterdik. Bunun gibi bir bina yapılmadan dünyadaki tüm Müslüman ya da değil mimarlar için yarışma açılsa, belki de kutsal yeri korumak için biz de
Türkiye
’den seferber olsak… Sadece zengin olan hacı adayları bu ayrıcalıktan faydalanıyor olmasalar, ortak bir yön bulunsa. Böyle bir hata yapılmadan müdahil olabilsek…
Bizde bu kadar büyük yıkım ya da değersizleştirme yok diye rahatlamayın. Saygısızlığın başka türlüsü var. İstanbul Boğazı’na bakan Süheyl Bey Camii, o kadar kötü şekilde ‘
yorum
’landı ki, başka bir dava olarak incelenmeli. Her konuda tarihe saygı duyduklarını ve eleştiren mimarlara karşı ‘Osmanlı-Selçuklu kırması’nın tek çare olduğunu iddia edenler işhanı gibi bir şey çıkardı. Mimar Sinan eseri bir caminin yerine hem de…
Yeni yapılan değersiz bina hakkında fikri sorulduğunda Mimarlar Odası Başkanı “İhale yandaşa veriliyor” diye cümle kurunca ucuz gazete manşetleri tadında kamuoyunu bilgilendirmiş oluyor. İhale de nereden çıktı, tek sorun ihale mi? Cami o kadar kötü yeniden yapıldı ki, hemen yıkılıp aslına uygun yapılmalı, kamuoyu desteği alınarak hem de… Kâbe’nin yanında bu devasa binadan irite olan mütedeyyinler, aynı şekilde bu camiye de karşı olacaklardır, onları belki de Mekke’deki yanlışı göstererek yanınıza alabilirsiniz. Yoksa sadece sol görüşlüler mi estetikten, tarihi korumaktan anlayabilirler? Daha ilk lafınız ‘yandaş, rant, emekçi, sermaye, yeşil sermaye’ olursa, başka cümle kurulamıyormuş gibi matbu demeçler verirseniz tek başınıza kalırsınız.
Eleştirinin de bir dozu, bir üslubu var. Milleti kutuplara ayırmaya çalışan mihraklar varsa, doğru eleştiriler toplayıcı olmaya çalışmak lazım, daha da bölmek değil. Siyasi görüşü ne olursa olsun, ne kadar dindar olursa olsun ya da olmasın tüm halk, Mimar Sinan’a yapılmış bu saygısızlığa ve değersizleştirmeye karşı gelmelidir. Gezi bunu sağladığı için güçlüydü ve değerliydi.
Kısaca, önce eleştirirken kendinize bakın, sonra kentinize bakın. Acaba yaptığımız eleştiriler ne kadar taraflı ve ne kadar doğruyu bulmaya odaklı! Eleştirirken tutarlı olun, gaza gelmeyin, nefret beslemeyin, eleştirirken faydalı olun. Bir yanlış varsa geri nasıl dönülür, ilk amaç bu olmalı. Kısaca, haklı ve demokratik tepkinizi gösterin; Gezi’nin ruhunu ne provokatöre ne de eleştirmeyi bilmeyenlerin matbu görüşlerine kurban edin. İkisi de değersizleştirme açısından çok etkili ve tehlikeli çünkü.
*Mimar

19 toplam görüntüleme, 0 bugün

Tophane ihyasında son söz üniversitede

| Genel | 03 Ağustos 2013

tophane-ihyasinda-son-soz-universitede-51fc52e86235e

Tophane’de Topçu Kışlası gibi bir ihya projesi olan ‘İmalat-ı Harbiye Usta Mektebi’nin inşa edilmek istendiği arazide
İstanbul
Arkeoloji Müzeleri’nin denetiminde devam eden kazıda 6-7. yüzyıldan kalıntılar çıktı. İstanbul İl Özel İdaresi’nce yürütülen projenin ihalesi bir ay önce Reskon İnşaat firmasına 13.700.000 karşılığında verilmesine rağmen inşaatın yapılıp yapılamayacağı kazı sonlanmadan kesinleşmeyecek.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yalçın Karayağız, Radikal’e yaptığı açıklamada projenin bütçe yetersizliği nedeniyle üniversiteden alınarak İl Özel İdaresi’ne devredildiğini, ihalenin de üniversite değil idare tarafından verildiğini söyledi. Karayağız, kazı sonuçlarının koruma kurulundan sonra üniversite bünyesinde 5 kişiden oluşan özel bir bilim kurulu tarafından değerlendirileceğini ve son sözün üniversitede olacağını söyledi.
Meclis-i Mebusan Caddesi’nin batısında kalan, şu an perdelerle çevrili alana ‘Mimar Sinan Araştırma Merkezi ve Müzesi’ yapılarak Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi’nin kullanımına sunulması planlanıyor. Karayağız, daha önce basına yaptığı açıklamalarda “Mimar Sinan Araştırma Merkezi ve Müzesi’nin içinde Mimar Sinan’ın bazı eserlerinin maketleri olacak. Zeminde iki galeri, konferans salonları, toplantı alanları olacak” demişti.
Koruma amaçlı imar planlarında ‘arkeolojik park’ olan alan, ayrıca
Beyoğlu
Kentsel Sit Alanı içinde.İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin denetiminde henüz küçük bir kısmı kazılan araziden çıkanlar Koruma Kurulu’na raporlanıyor. Alandaki projenin revizyonu ve uygulaması, kazı sonuçlarına göre belirlenecek.
2010’da yenileme kuruluna sunulan projenin mimarı Halil Onur, konu hakkında görüş vermedi. İstanbul SİT alanları alan yönetimi başkanı olan Onur, aynı zamanda Topçu Kışlası projesinin de mimarı.

‘Çivi bile çakılmasın’
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yalçın Karayağız ise projeyle ilgili henüz karar vermediklerini söylüyor:
“2010’da koruma kurulu tarafından onaylanmış bir proje ve ihale var. Ama biz bunu uygulamak zorunda değiliz. Koruma Kurulu projenin uygun olduğuna dair karar verse bile biz istersek o işten çekilip binayı yapmayız. Kazıdan çıkan sonuca ve üniversitenin bilim kurulunun raporuna göre iş yaparız. İhalenin verildiği firma kafasına göre takılmasın diye denetimini yapıyoruz, bizim bilgimiz dahilinde değilse çivi bile çakılmasın diye.”

Yol yapmak için yıkılmıştı

Tophane Kışlası olarak 1860’larda inşa edilen bina 1900’lerde top dökümhanesine usta yetiştirmek için kullanıldı. 1956-57’de yol açma çalışmaları için yıkıldı. Uzmanlar, Topçu Kışlası’nda olduğu gibi belgeler, röleveler bulunmadığı için yapılacak binanın gerçeği yansıtmayacağı fikrinde. Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi’ne göre bu alanda inşaat yapılması yanlış. Kazılarda, bir hamama ait kalıntılar, mermer lahit (üstte), sikke ve
kandil
gibi pek çok eser bulundu.

Tophane Kışlası Harbiye Usta Mektebi’nin seyri

2006: Arazi 2006’da Sulukule, Tarlabaşı ve Emek Sineması gibi 5366 sayılı yasa kapsamına alınarak ‘yenileme alanı’ ilan edildi.
2010:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
’nin hazırladığı ‘MSGSÜ Çağdaş Sanatlar Müzesi Avan Projesi’ni değerlendiren Yenileme Kurulu, temel araştırma kazısının Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde yapılmasına, herhangi bir buluntuya rastlanması durumunda çalışmaların durdurulup kurula bilgi verilmesine, mevcut duvar kalıntılarının tescil talebinin kazıdan sonra elde edilecek buluntular sonrasında değerlendirilmesine karar verdi.
2012: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümeni, araziyi MSGSÜ’ye 25 yıllığına ‘kültürel tesis alanı’ olarak kullanılmak üzere tahsis etti.
2013: İl Özel İdaresi projeyi devralarak ihaleyi Reskon İnşaat firmasına verdi.

68 toplam görüntüleme, 0 bugün

O müdür konuştu: Sıkıntıyı anlattım

| Genel | 03 Ağustos 2013

o-mudur-konustu-sikintiyi-anlattim-51fc52e6c0370

Trabzon
İl Milli Eğitim Müdürü Tamer Kırbaç, “Kız ve erkek öğrencilerin aynı merdiveni kullanarak uyumaya gitmeleri inanın beni rahatsız ediyor, diken üstünde oturmama sebep oluyor” sözlerini savundu. Kırbaç,“Okulda yaşanan sıkıntıyı anlatmak için söyledim” dedi.
Gazipaşa Mahallesi’nde bulunan Trabzon Sosyal Bilimler Lisesi’nin, 2 hafta önce alınan kararla yeni eğitim döneminde Esiroğlu beldesideki YİBO’ya taşınması kararlaştırıldı. Taşınma kararı ile ilgili Cumhuriyet gezetesinde yer alan haberde, Trabzon Milli Eğitim Müdürü Tamer Kırbaç’ın “Erkek öğrenciler ile kız öğrenciler aynı binada altlı üstlü kalıyor. Kız ve erkek öğrencilerin aynı merdivenleri kullanarak uyumaya gitmeleri inanın beni rahatsız ediyor, diken üstünde oturmama sebep oluyor” dediği ileri sürüldü. Trabzon Milli Eğitim Müdürü Tamer Kırbaç, haberle ilgili açıklama yaptı. Okul binasının yetersizliğinden yakınan Kırbaç, değerlendirmenin şahıslara değil, verilen hizmetin niteliğine yönelik olduğunu belirterek, “Memnuniyetsizliğimiz dile getirilmiştir” dedi. Kırbaç “Sözlerim okulun derslik binasının, hem derslik, hem de pansiyon olarak kullanılmasının, hem hizmeti veren idare, hem de hizmet alan öğrenciler açısından istenilen nitelikte şartların sağlanamadığına dair durumun bir ifadesidir” diye konuştu. Milli Eğitim Müdürü Tamer Kırbaç, sözlerinin farklı yerlere çekildiğini ileri sürerek şunları dile getirdi: “Okulumuzun bazı imkânları öğrencilerimizin eğitim alabilmelerine elverişsiz olduğundan, daha iyi şart ve imkânlarda ve daha iyi yerde eğitim verebilmek için taşınma kararı alındı. Derslik binası olarak yapılan,
bodrum
katında yemek salonu, 3’üncü katta pansiyon olan bir binada öğrencilere nitelikli hizmet verememekten dolayı mutsuzuz. Söylemek istediğimiz şey buydu. Herkes bunu farklı değerlendirmelere çekmiş. Biz bu okulu öğrencilerinin daha iyi imkânlara kavuşmasını istiyoruz. Trabzonlu çocuklar daha iyi yerde okumayı hak etmiyor mu?”

19 toplam görüntüleme, 0 bugün

Genel müdürün Facebook yorumu istifa getirdi

| Genel | 03 Ağustos 2013

genel-mudurun-facebook-yorumu-istifa-getirdi-51fc52e292a92

Mehmet
Fatih
Tanverdi’nin istifa haberi Akkök Şirketler Grubu tarafından yazılı açıklama ile duyuruldu. Şirketten yapılan ve Tanverdi’nin sosyal medyadaki paylaşımından da söz edilen açıklamada şöyle denildi:

“Grup şirketlerimizden Ak-Kim Kimya Sanayi Ticaret A.Ş.’de 2010 yılından itibaren Genel Müdürlük görevini sürdüren Mehmet Fatih Tanverdi, bugün (02.08.2013) itibariyle yönetimimize istifasını sunmuş, istifası yönetimimiz tarafından kabul edilmiştir. Tanverdi, Akkim Kimya Sanayi Ticaret A.Ş.’deki görevinden ayrılmıştır. Mehmet Fatih Tanverdi tarafından sosyal medyada paylaşıldığı iddia edilen görüşler, şahsi görüşleri olup hiçbir şekilde Akkök Şirketler Grubu’nun görüşlerini yansıtmamaktadır.”

AK PARTİLİ MİLLETVEKİLİ DEVREYE GİRMİŞ
Ak Parti Yalova Milletvekili Temel Coşkun de düzenlediği basın toplantısında Ak-kim Genel Müdürü Fatih Tanverdi’nin Facebook hesabında Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan
aleyhine ’haddini aşan sözler yazdığını’ söyledi. Konuyu hemen Ak Parti Genel Merkezi’ne ve Başbakan Erdoğan’a iletildiğini belirten Temel Coşkun, bir yandan da Akkök Şirketler Grubu telmasa geçtiğini anlattı. Coşkun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ali Dinçkök Bey ile de görüştük. Onlar beni aradı. Vardığımız kanaat; böyle bir hesabın doğru olduğu, hesaptan habere söz konusu olan paylaşımın yapıldığı görüldü. Orada yazılanları biliyorsunuz. Orada paylaşılanlar sıradan bir insanın bile paylaşmaması gerektiği görüşler. Hele de bir kurumun başında olan, sorumluluk taşıyan birisinin bu tür ifadeler kullanması kabul edilebilir bir şey değil, üzücü, çirkin bir şey.”

Hürriyet

23 toplam görüntüleme, 0 bugün

Taksim’deki yürüyüşü 1 polis durdurdu

| Genel | 03 Ağustos 2013

taksimdeki-yuruyusu-1-polis-durdurdu-51fc52971e4cf

Galatasaray
Meydanı’nda toplanan Taksim Esnaflar Platformu üyeleri, ‘Gezi dediniz emeğimizi yediniz’, ‘Dikkat eylem var’, ‘Direniş Menüsü esnaf kan ağlıyor’ yazılı dövizler taşıdı.

Grup adına açıklama yapan Taksim Esnaflar Platformu Başkanı İbrahim Güder, “Sevgili Gezi Eylemcileri, Beyoğlu’nda 25 bin tane esnaf var. Yaklaşık 100 bin kişiye iş aş istihdam sağlamaktayız. Ekmeğimizi esnaflıkla kazanmaktayız. Yeme, içme, eğlence, moda, altın, konaklama sektörlerinde faaliyet gösteriyoruz.
İstanbul
ve
Türkiye
turizminin ana kapısı Beyoğlu’dur. Beyoğlu hapşırsa Türkiye nezle olacak kadar Beyoğlu ticaretin can damarıdır. En ufak bir olumsuzluktan en önce biz etkileniriz. Taksim’den bir kargaşa resmi işlerimizi bıçak gibi keser. 27 Mayıs günü taşınmak ya da koparılmak istenen ağaçları korumak için hepimizin takdirle karşıladığı duyarlı bir eylem gerçekleştirildi. Müdahalelerle eylemin şekli de içeriği de hızla değişti, Binlerce kişi farklı gerekçelerle, Gezi Parkı’nın çevresinde eylemlere katıldılar. Taşkınlıkları ile bilinen marjinal gruplar, hem eylemin tadını, hem de harekete geçen demokratik muhalefet duygularını gölgeledi. Türkiye olarak bir
şiddet
sarmalının içine düştük” diye konuştu. 

Çakır, olaylar nedeniyle çok sayıda iş yerinin kapandığını dile getirdi. Yapılan basın açıklamasının ardından Taksim meydanı’na yürümek isteyen grubu sivil bir polis memuru durdurdu. Polis eylemcilere yürüyüşün yasak olduğunu söyleyince grup taşıdıkları dövizleri indirip olaysız dağıldı. (DHA)

21 toplam görüntüleme, 0 bugün